”7 Şubat MİT kumpası” üzerinden 10 sene geçti! ”Kumpas, Başbakan’ın ameliyata geç girmesiyle bozuldu”

''7 Şubat MİT kumpası'' üzerinden 10 sene geçti! ''Kumpas, Başbakan'ın ameliyata geç girmesiyle bozuldu''

AA muhabiri, 15 Temmuz darbe girişimine dek FETÖ’nün devlete karşın en büyük eylemlerinden biri olan ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, “FETÖ’nün Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşısında açıktan giriştiği ilk işlem” ifadeleriyle tanımlanan 7 Şubat 2012 tarihli “MİT kumpası”na ilişkin adli süreci derledi.

Emniyet ve hak kurumlarının içine sızan FETÖ’cüler, kumpası, Türkiye Cumhuriyeti’nin çözüm sürecinde yürüttüğü politikalardan dolayı, MİT’i, terör örgütü PKK ile ilişki içindeymiş gibi görünüm bahanesiyle 7 Şubat 2012’de, MİT Başkanı Hakan Fidan’ın da aralarında bulunduğu bazı görevlilerini ifadeye çağırma ve haklarında yakalama kararı tümdengelim şeklinde kurgulayarak yapmak istedi.

MİT Başkanı Hakan Fidan’ın yürütülen bir soruşturma zarfında “değişken” olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına çağrıldığı bilgisinin paylaşıldığı haberler, kamuoyunda büyük akustik uyandırdı.

Bir zaman sonra, çoğunluğu FETÖ’cü oldukları gerekçesiyle görevlerinden uzaklaştırılan, bazıları firar eden ya da tutuklanan dönemin özel yetkili başsavcı vekilleri ve savcıların, bir devlet kurumuna ve temsilcilerine karşısında böyle bir girişimde bulunduğu netleşti.

O dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yönlendirmesiyle Hakan Fidan ve MİT görevlileri, soruşturmaya direnerek savcıların çağrılarına hiçbir vakit yanıt vermedi.

– KUMPASTAN SONRAKİ IŞLEM KRONOLOJİSİ

İfadeye çağırma işleminin gerisinde yaşananlara ilişkin kronolojik işlem ise şöyle devam etti:

10 Şubat 2012’de savcılar Sadrettin Sarıkaya ve Adem Özcan imzasıyla MİT görevlileri hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

11 Şubat’ta savcı Sadrettin Sarıkaya soruşturmadan alınırken 13 Şubat’ta savcı Adem Özcan imzasıyla MİT’e gönderilen yazıda, 5 kişinin kurumla ilişkileri ve muavin istihbarat elemanı gibi bir görevlilerinin olup olmadığı soruldu.

17 Şubat’ta MİT Kanunu TBMM’de değiştirildi ve soruşturma izni Başbakanın iznine bağlandı.

18 Şubat’ta MİT görevlileri hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı.

20 Şubat’ta savcı Bilal Bayraktar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği yazıda, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadesinin alınmasına ilişkin talimatın iade edilmesini istedi. 22 Mart’ta takipsizlik kararı verildi.

23 Şubat’ta soruşturma belgeleri, fezleke ve ekleri 5 torba içerisine 23 klasör olarak Başbakanlığa gönderildi.

11 Nisan’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, soruşturma için Başbakanlıktan izin alınıp alınmadığı soruldu.

18 Mayıs’ta savcı Bayraktar, Başbakanlıktan izin talebinde bulunulduğunu bildirdi.

14 Eylül’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, dosya hakkında “yetkisizlik” kararı verildiği ve dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bildirilirken soruşturma dosyasının kısıtlanmasına karar verildi.

30 Ocak 2013’te Başbakanlık, MİT görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verdi.

22 Mart 2013’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, MİT görevlileri hakkında takipsizlik kararı aldı.

– FETÖ ELEBAŞI GÜLEN’İN DE OLDUĞU 34 SANIK HAKKINDA HAZIRLANAN İDDİANAME

Devam eden süreçte özel yetkili savcılık ve mahkemelerin kapatılması, soruşturmada tahsis alan başsavcı vekilleri ve savcıların tahsis yerlerinin değiştirilmesiyle FETÖ oluşumuna aleyhinde başlatılan mücadelede dahilinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 7 Şubat MİT kumpasına ilişkin, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in de aralarında yer aldığı 15’i firari 34 davalı hakkında 2020 yılının Şubat ayında iddianame hazırlandı.

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10 Mart 2020’de kabul edilen iddianamede, “mağdur” olarak, “61. Hükümet Başbakanı olan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 61. Hükümetin Başbakan yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay, Bekir Bozdağ, Emrullah İşler ve Binali Şimşek gibi kabinede yer alan isimlere yer verildi.

Ayrıca o dönem MİT Müsteşarı olan MİT Başkanı Hakan Fidan, eski MİT Müsteşarı Emre Taner, eski MİT Müsteşar Yardımcısı Fatma Felaket Güneş, eski MİT personelleri Yaşar Hakan Yıldırım ve Hüseyin Emre Kuzuoğlu da iddianamede “mağdur”, MİT personeli M.Ö. ise “müşteki” olarak yer aldı.

– “FETÖ’NÜN HÜKÜMETİ YIKMAYA YÖNELİK İLK TEŞEBBÜSÜ”

İddianamede, 15 Temmuz darbe kalkışmasına dek geçen sürece bakıldığında, FETÖ’nün nihai hedefe varmak için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile şiddet mücadelesine girdiğine dikkat çekilerek, “Başlatılan eylemlerin birincil aşamasının Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, İzmir askeri casusluk, Tahşiye, Selam Tevhid, MİT tırları ve 17-25 Aralık gibi kurgu ve kumpas soruşturmalar olduğu, bu eylemlere 7 Şubat 2012’de Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılmasıyla sürat verildiği anlaşılmıştır. MİT soruşturması aslında FETÖ’nün seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni yıkmaya karşın ilk teşebbüsüdür.” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin çözüm sürecinde yürüttüğü politikalardan dolayı, MİT’i, PKK ile ilişki içindeymiş gibi göstererek MİT görevlilerinin ifadeye çağrılması, evlerinde arama yapılması ve haklarında yakalama kararı çıkarılmasının, o tarihte Başbakan olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ameliyat olacağı güne eşit getirildiğine şive yapılan iddianamede, “Bu şekilde kurgulanan operasyon, nihai hedefi seçilmiş meşru hükümeti yıkmak olan güvenlik, MİT ve yargı organlarına sızarak resmileşmiş olan FETÖ’nün, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı açıktan giriştiği birincil operasyondur.” değerlendirmesine yer verildi.

FETÖ’nün, karşı olduğu çözüm sürecini engellemeye yönelik çalışması doğrultusunda ihraç edilen savcılar Bilal Bayraktar ve Sadrettin Sarıkaya’nın, PKK soruşturması yürüttüklerine aksan yapılan iddianamede, bu savcıların, Fidan’ın yanı sıra eski MİT Müsteşarı Emre Taner, eski MİT Müsteşar Yardımcısı Fatma Felaket Güneş, eski MİT personeli Hüseyin Emre Kuzuoğlu ve Yaşar Hakan Yıldırım ile M.Ö, hakkında, “PKK’ya mahsus yardım etme ve soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlarından soruşturma başlattığı hatırlatıldı.

Kamuoyunda “Oslo görüşmeleri” olarak bilinen ses kayıtlarının 13 Eylül 2011’de basına sızdırıldığı ve 20 Aralık 2011’de müşteki M.Ö’nün MİT namına çalıştığı bilindiği halde evinde arama yapılarak gözaltına alındığı bilgisi verilen iddianamede, yurt dışına çıkış yasağı konulan M.Ö.’nün savcılık ifadesinin, gizlilik kararı bulunmasına rağmen basına sızdırıldığı, hatta Taraf gazetesi web sitesinde ismiyle birlikte fotoğrafının yayımlandığı anımsatıldı. M.Ö’nün MİT namına çalıştığı deşifre edilerek PKK’ya gaye gösterildiği ve can güvenliğinin risk altına girdiği de iddianamede kaydedildi.

– “KUMPAS, BAŞBAKAN’IN AMELİYATA GEÇ GİRMESİYLE BOZULDU”

Kumpas soruşturmasıyla örgüt mensuplarının, MİT ile ilgili kamuoyunda, “PKK ile organize hareket eden teşkilat” algısı oluşturdukları ve yargıyı kullanarak MİT’i ele geçirme niyetini sergiledikleri aktarılan iddianamede, Hakan Fidan’ın gözaltına alınması maksadıyla gayret gösterildiği, gözaltına alınmasıyla birlikte, “emri Başbakan’dan aldığı” algısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve hükümetin istifaya zorlanması ve hatta devrilmesinin planlandığı anlatıldı.

İddianamede, bu kurgu ve kumpas soruşturmasının, istihbarat görevlileri hakkında soruşturmaların izne bağlanması sistemine geçilmesi ve Başbakan’ın ameliyata geç girmesiyle bozulduğu ve önlendiğine de sinyâl edildi.

Örgütün kumpasa ilişkin yaptığı görüşme ve toplantı öncesinde iki FETÖ’cü mahrem imamın Amerika’ya gittiğinin tespit edildiğine yer verilen iddianamede, 15 Temmuz darbe girişiminde olduğu gibi örgütün emniyet imamı “Kozanlı Ömer” kod adlı Osman Hilmi Özdil’in yardımcısı konumunda yer alan ve elebaşı Fetullah Gülen’le doğrudan görüşen firari sanıklar Çetin Özgür ve İlyas Şahin’in talimatını alma ve örgüt üyelerine iletmek üzere ABD’ye gittiklerinin belirlendiği anlatıldı.

– ÖRGÜT ELEBAŞININ TALİMATI SONRASI ANKARA’DA TOPLANTI

İddianamede, örgüt elebaşından doğrudan alınan açıklamalar sonrası örgütün güvenlik ve hak imamlarının ülkeye geri dönüşlerinin akabinde Ankara Kızılcahamam’da görüşme düzen edildiği belirtilerek, örgüt hiyerarşisi gereği FETÖ elebaşının talimatının emniyet birimlerine iletilmesinin örgütün “Marmara Alan İmamı” olan “Arif” kod adlı sanık Ali Rıza Tekinkaya tarafından organize edildiği açıklama edildi.

İddianamede, söz konusu toplantıya örgütün güya güvenlik, adalet ile MİT imamlarının katıldığının ve toplantıya katılanlar aralarında Rus Büyükelçi Andrey Karlov suikastine ilişkin davada firari davalı olan Murat Tokay ve Ahmet Kılınçarslan ile ABD’deki Hakan Atilla davasının hakimi Richard Berckman’ı 2014 yılında İstanbul’da ağırlayan hukuk bürosunun ortağı Murat Karkın’ın da olduğunun belirlendiği aktarıldı.

İddianamede bulunan bilirkişi raporunda, “13 Ocak 2012’de Diyarbakır DTP il binasında yapılan aramada ele geçirildiği iddia edilen Oslo’daki görüşmelere ait ses kayıtlarının olduğu harddiskleri FETÖ’nün yerleştirdiği” belirtildi.

– “HAKAN FİDAN GELSE, KESİN TUTUKLANACAKTI” İFADESİ

İddianamade, hakkında takipsizlik kararı verildiği belirli eski polis memuru Ş.E’nin, olayın vahametini gözler önüne seren şu ifadesi yer buldu:

“Tam emin tarihini bilmemekle birlikte şubatın ortalarında ofis amir yardımcısı Ayhan Albayrak (sanık) bir konuşmasında ‘Hakan Fidan ifadeye gelseydi Sadrettin Savcı tarafından kesin tutuklanacaktı.’ dediğini hatırlıyorum.”

İddianamede, meslekten ihraç edilen savcılar Bilal Bayraktar ve Sadrettin Sarıkaya hakkında ise Yargıtay’da benzer konuyla ilgili yargılandıkları için takipsizlik kararı verildiği hatırlatıldı.

– DAVA SÜRECİ VE İLK TAHLİYELER

İstanbul 23. Ağır Suç Oluşturan Mahkemesi’nin 10 Mart 2020’de iddianameyi kabul etmesiyle, firari örgüt elebaşı Fetullah Tebessüm Eden’in yanı sıra, olay tarihinde örgütün “adalet imamı” olan İlyas Şahin ve “emniyet imamı” olan Çetin Bağımsızlık ile dönemin İstanbul Terörle Çaba Şube Müdür Yardımcısı Serdar Bayraktutan’ın da arasında bulunduğu 15’i firari, eski güvenlik müdürlerinin aralarında olduğu 14’ü de tutuklu 34 sanığın yargılanmasına Silivri’deki büyük mahkeme salonunda başlandı.

Mahkemenin 22 Haziran 2020 tarihli birincil duruşmasında, iddianame ekinde bulunan belgelerin, milli savunmaya ve ulusal güvenliğe ilişkin devlet sırrı olabilecek nitelikte olmaları gerekçesiyle devlet sırrı sayılmasına karar verildi. Ayrıca MİT’i temsilci avukatın talebi üstüne, halk güvenliğini tehlikeye sokabilecek evrak ve bilgilerin ortaya çıkmasını alıkoymak namına, duruşmaların kapalı yapılmasına ve mahkeme içeriğiyle ilgili yayın yasağı getirilmesine de hükmedildi.

Yargılama sürecinde mahkeme, Fetullah Gülen ile olay tarihinde örgütün “yargı imamı” olan İlyas Şahin, “emniyet imamı” olan Çetin Özgür, “MİT mahrem hizmetler imamı” olan Murat Karabulut, “Marmara bölge imamı” olan Ali Rıza Tekinkaya ve dönemin İstanbul Terörle Çaba Şube Müdür Yardımcısı Serdar Bayraktutan’ın da yer aldığı 15 kaçak sanık ile 1 tutuksuz sanığın dosyasını ayırdı.

Kapalı yapılan 10 Aralık 2020 tarihli duruşmada, esir yargılanan Aykut Kuvvetli, Oğuzhan Ceylan, Fazıl Adnan İzgi, Mehmet Hecin Süvarisi, Veli Tuluy ve Erkan Ünal’ın, “yargılamanın geldiği aşama, tutuklulukta geçirdikleri zaman, kaçma şüphesinin bu aşamada bulunmaması, savunmalarının dargın olması ve delilleri karartma şüphelerinin ortadan kalması” nedenleriyle adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verildi.

– MÜTALAADA İSTENEN CEZALAR

Davanın 15 Ocak 2021 tarihli duruşmasında savcı, esasa ilişkin mütalaasını mahkemeye sundu.

Mütalaada, sanıklardan eski güvenlik müdürleri Yurt Atayün, Ali Fuat Yılmazer, Kazım Aksoy, Erol Demirhan, Nuh Mehmet Damgacı, Ayhan Albayrak, Oğuzhan Ceylan ve Erkan Ünal’ın, “hükümete yönelik darbeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “devlete ait belgede sahtecilik” ve “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlarından da 12 sene 6’şar avuç içi değin hapisle cezalandırılması istendi.

Sanıklardan gazeteci Mustafa Gökkılıç’ın da “hükümete karşın darbeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçundan 4,5 yıla değin hapis cezasına çarptırılması istenen mütalaada, sanıklar Faik Muhakkak, Fazıl Adnan İzgi, Mehmet Deveci ve Veli Tuluy’un ise “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15’er yıla değin mahkumiyetleri talep edildi.

Mütalaada hem, sanık Aykut Dinç’nün “hükümete karşın darbeye teşebbüs” suçundan, öteki sanıklar Sebahattin Kaplan, Musa Metin, Bilal İrice ve Ahmet Kılınçarslan’ın da “hükümete karşın darbeye teşebbüs” ve diğer suçlardan beraatleri yönünde karar verilmesi istendi.

– YENİ İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 19 Şubat 2021’de, 7 Şubat “MİT kumpası”na ilişkin, FETÖ’nün İstanbul bölge temsilcisi olduğu belirtilen kaçak belirsiz Ahmet Hamdi Aydınlık hakkında yeni bir iddianame hazırlandı. İddianamede, örgütün halk yapılanması ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimine dışarı giden süreçte gerçekleştirilen kumpas eylemlerine ilişkin manâlı tespitler yer aldı.

Londra’da ikamet ettiği belirlenen güvenilmez Parlak’ın, “hükümete yönelik darbeye girişim” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, diğer suçlardan da 57 sene 6 aya dek hapisle cezalandırılması istenen iddianame, İstanbul 23. Ağır Canice Mahkemesi’nde görülen esas davayla birleştirildi.

– 10 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI

Mahkeme, ayırma ve birleştirmek kararlarında daha sonra 8’i tutsak 18 davalı üzerinden sürekli yargılamada, 3 Mart 2021’deki duruşmada hükmünü açıkladı. 15 davalı hapis cezasına çarptırıldı, 3 sanık beraat etti.

Heyet, sanıklar eski güvenlik müdürleri Yurt Atayün, Ali Fuat Yılmazer, Kazım Aksoy, Erol Demirhan, Nuh Mehmet Damgacı ve Ayhan Albayrak ile örgütün “güvenlik mahrem imamları” olduğu belirtilmiş Sebahattin Kaplan, Musa Metin, Bilal İrice ve Ahmet Kılınçarslan’ı “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya ya da görevini engellemeye girişim” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Sanıklar Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atayün, Kazım Aksoy, Erol Demirhan ve Ayhan Albayrak’ı keza hiyerarşik bir silsileyle “kaliteli devlete ait belgede sahtecilik” suçunu işledikleri gerekçesiyle 9’ar yıl hapis cezasına çarptıran heyet, bu 10 davalı hakkında, “silahlı terör örgütü yöneticisi edinmek” ve “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlarından, yasa gereği hüküm verilmesine yer olmadığı, “devletin rahat kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla tedarik etme” ve “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlarından ise temize çıkma kararı verdi.

Sanıklar eski polisler Oğuzhan Ceylan, Veli Tuluy, Fazıl Adnan İzgi ve Erkan Ünal’ı “silahlı terör örgütüne abone olmak” suçundan 7 yıl 6’şar hapisle cezalandıran heyet, gazeteci davalı Mustafa Gökkılıç’ı “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlarından 8 sene 4 ay hapse mahkum etti.

Mahkeme heyeti, davalı Faik Muhakkak hakkında “silahlı terör örgütüne abone olmak” suçundan “örgüt yöneticiliği” suçundan yargılandığı bir diğer mahkemede beraat etmesi ve bu kararın kesinleşmesi nedeniyle davayı reddederken, öteki suçlardan ise beraatini kararlaştırdı.

Diğer sanıklar Mehmet Hecin Süvarisi ve Aykut Güçlü’nün de tüm suçlardan beraatine karar veren heyet, “darbeye teşebbüs” suçundan cezalandırılan sanıklar Bilal İrice, Ahmet Kılıçaslan, Musa Metin ve Sebahattin Kaplan’ın hükmen tutuklanmasına, yattıkları süreye tarafından sanıklar Faik Şaşmaz ile Mustafa Gökkılıç’ın da adli kontrolle tahliyesine hükmetti.

– GEREKÇELİ KARARDA ÇARPICI TESPİTLER

Mahkeme heyeti, kurduğu hükümle ilgili gerekçesini de 17 Haziran 2021’de taraflara sundu.

Gerekçeli kararda, kumpasla ilgili, “MİT başkanı ve kurumda çalışan bazı personelin tutuklanmasına yönelik bir teşebbüs olan ve kamuoyunda ‘7 Şubat krizi’ olarak tanıdık hadise, dönemin MİT imamının, MİT’in başına FETÖ mensubu bir şahsın atanması arayışları çerçevesinde düzenlenen bir operasyondur.” ifadesi kullanıldı.

FETÖ’nün geçmişte izlediği, “Türkiye’nin terör örgütleriyle ilişkili olduğu” minvalindeki kara propaganda faaliyetlerini halen yurt haricen sosyal ağ ilk önce edinmek üzere çeşitli platformlar üzerinden PKK dışındaki ayrı terör örgütleri üzerinden de sürdürdüğü kayıtlı kararda, “Örgütün kara propagandasını örgüt ayrım etmeksizin sürdürmesi, delillere dayanmaksızın her argümanı ‘Türkiye’ye hasar verme’ hedefiyle gündeme taşıdığını göstermektedir” denildi.

Kararda, şu tespitler de yer buldu:

“Devletin MİT eliyle bir istihbarat faaliyeti olarak bahsi geçen görüşmeyi (Oslo görüşmeleri) yapması doğaldır, olağandır ve hatta ara sıra zaruridir… Bu görüşmelerin yapılması kabahat da değildir ve lakin bu görüşmelerin ülkemiz aleyhine olacak ve kullanılacak şekilde sızdırılması kabahat teşkil etmektedir oysa bu siyasal ve askeri casusluk suçuna karoser verir. Oslo görüşmelerinin kendisi de bir istihbarat faaliyetidir. Birtakım retoriklere gereklilik duyulması alışılmış sayılmalıdır. Alışılmadık olan ise bunu bir siyasi iktidara, devlete ve devlet adına istihbarat faaliyeti yürüten kuruma ve görevlilerine karşın saldırının malzemesi olarak kullanmaktadır. FETÖ’nün emniyet yapılanmasının hazırladığı ve mutfağında İstanbul TEM Şube müdürlüğünün bulunduğu bu operasyonlardan yola çıkılarak örgüt elebaşı Fetullah Gülümseyen’in MİT’i ele geçirme amacı, KCK operasyonlarında elde edilen M.Ö’nün beyanı ile gerekli kavrama ve yetkiyi yaratmakta güçsüz kalmış, bunun taçlanması için ele geçirilen Oslo ses kayıtları bu sefer hedefe Hakan Fidan, Facia Güneş ve Emre Taner’i taşımıştır. Müdahil Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın o dönem Başbakan olarak soruşturmaya izin vermemesi ile bir nevi ilk darbe girişimi sonuçsuz kalmıştır. Kendilerini açılma politikası ardından yaşanan kaotik olayların hedefi olarak istismar eden örgüt, bununla beraber Kobani olayları ve hendek süreci olarak tanıdık süreçte PKK terör örgütü ile alt yana kol kola olmaktan da geri durmamıştır.”

– DOSYANIN YARGITAY’DAKİ İNCELEMESİ SÜRÜYOR

Davanın temyiz edildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Cinayet Dairesi (istinaf), FETÖ 15 sanık hakkında lokal mahkemece verilen mahkumiyet kararlarını hukuka uygun buldu.

Delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığına, kanıt bakımından da değerlendirmenin yerinde olduğuna karar veren daire, böylece sanıkların yaptığı istinaf başvurularını esastan reddetti.

Daire tutsak sanıkların bu hallerinin devamına da hükmetti.

Dosyanın Yargıtaydaki incelemesi sürüyor.

Leave a Reply

  • Yalnız Kurt 3. birim full izle tek parça! Yalnız Kurt 3. birim izle Youtube!

    Yalnız Kurt 3. birim izle Youtube! Yalnız Kurt 3. bölüm full izle tek parça!

    by on 13 Şubat 2022 - 0 Comments

    Yalnız Kurt, 3. Bölümüyle izleyenleri ekran başına kilitledi. Atv’nin yeni dizisi Yalnız Kurt’un 3. bölümünde Ulaşmak istediği data için kimseye bir şey hissettirmeden hareket eden Altay, şüpheleri diğer yöne çekerek istediğini elde eder. Yalnız Kurt 3. bölüm izlemek için Youtube ve Atv bağlantılarına haberimizden ulaşabilirsiniz. Yalnız Kurt 3. birim izle full hd tek parça! YALNIZ […]

  • Yalova'da 3.9 büyüklüğünde deprem

    Sullivan, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal edeceği tarihi açıkladı!

    by on 11 Şubat 2022 - 0 Comments

    ABD Milli Güvenlik Danışmanı, Rusların Ukrayna’ya önce hava ve füze saldırıları yapıp ardındaki kara operasyonuyla işgali sürdürmesini beklediklerini söyledi Ayrıntılar geliyor… sizlere istanbulescortilan.org farkıyla sunulmuştur

  • Hak 21. Bölüm full izle! Yargı 21. bölüm izle Puhu Tv, Kanal D!

    Hak 21. Bölüm full izle! Yargı 21. bölüm izle Puhu Tv, Kanal D!

    by on 21 Şubat 2022 - 0 Comments

    Adalet 21. bölüm izleyenlere coşku dolu anlar yaşattı. Yapımcılığını Ay Yapım’ın üstlendiği, Yönetmenliğini Ali Bilgin’in üstlendiği Yargı 21. bölümde Niyazi’nin umulmadık ölümü Ceylin ve Ilgaz’ın işini daha da zorlaştırıyor. Öteki yana Ceylin, İnci’nin ölümüne dair yeni bir delil buluyor! Adalet 21. bölüm izleme linki haberimizde. Kanal D’nin izlenme rekoru kıran dizisi Adalet 21. bölümü full […]

  • Unutmabeni Çiçeği Hikayesi ve Anlamı Nedir? Unutmabeni Çiçeği Nasıl Yetiştirilir?

    Unutmabeni Çiçeği Hikayesi ve Anlamı Nedir? Unutmabeni Çiçeği Nasıl Yetiştirilir?

    by on 09 Mart 2022 - 0 Comments

    Yılın şanslıları Balık, Yengeç ve Akrepler.. Tam bir aşk yılına girdiğimizi söyleyen Astrolog Elvan Yarma; bu yıl tüm burçların hayat arkadaşları ile karşılaşabilecekleri şanslı bir seneye giriş yaptığını, özellikle bekar olan Balık, Yengeç ve Akreplerin doğru insanı bulabilecekleri kişi ile rastlama olasılıklarının çok yüksek olduğunu söylüyor. 2022 ’de aşkı ne zaman ve hangi burçlarda bulacaksınız? […]

  • Josef de Souza: Dualarım sakatlanmamak ve 3 puandı

    Josef de Souza: Dualarım sakatlanmamak ve 3 puandı

    by on 19 Şubat 2022 - 0 Comments

    Beşiktaş’ın Brezilyalı futbolcusu Josef de Souza Altay’ı 1-0 mağlup ettikleri maç sonrası konuştu. Galip gelmeleri ve sakatlanmaması için dua ettiğini söyleyen Josef, “Tanrı’ya şükürler olsun, bugün maçta dualarım sakatlanmamak ve 3 puandı. Bugün ikisi de oldu. Son dakikalarda azıcık takâtsizlik oldu sadece.” dedi. Kazanmanın manâlı olduğunu söyleyen Sambacı, “Asgari 4 defa net pozisyon yakaladık ama […]